Yabancı organizmaların vücuda girmesine engel olan, bu organizmalar vücuda girmişse yayılmalarını önleyen ve onları yok etmeye çalışan bağışıklık sistemi, sağlıklı yaşamın sigortasıdır… Dolayısıyla doğru çalışması için dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var.
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, kış hastalıklarının kapıda olduğu bugünlerde bağışıklığın zayıflama nedenlerine, zayıfladığını gösteren işaretlere dikkat çekerken, vücut direncini artırmanın yollarını açıkladı…
Prof. Dr. Osman Erk
Bağışıklık sisteminiz güçlüyse hastalıklara karşı güçlü olursunuz. Çünkü güçlü bir bağışıklık mikroorganizmalar (virüs, bakteri, mantar vs.) ile mücadele eder. Özellikle enfeksiyon hastalıklarına karşı ilk savunma hattıdır. Güçlü bir bağışıklık oluşabilecek hücresel hasar ve iltihaplanmaların kontrol altına alınmasında da büyük rol oynar. Aynı zamanda “zararlı hücre” oluşumlarına (örneğin bazı kanser türleri) karşı da koruyucudur.
Bağışıklık sistemi zayıfladığında vücutta şu belirtiler olur:
– Sık hastalanmak. Özellikle mevsimsel hastalıklara karşı daha savunmasız hale gelmek ve sık sık enfeksiyon geçirmek.
– Enerji düşüklüğü ve sürekli yorgunluk hissi.
– Yaraların yavaş iyileşmesi.
– Ağız ve boğaz rahatsızlıkları. Aftlar, bademcik iltihapları gibi.
– Uyku sorunları.
Bağışıklık sistemi, vücudu sürekli olarak dışarıdan gelen tehditlere ve içeride oluşabilecek anormal durumlara karşı korur. Ancak bu karmaşık savunma mekanizması, çeşitli hastalıklar nedeniyle de zayıflayabilir veya işlevini yitirebilir. Bağışıklık sistemini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen bu hastalıklar, vücudun enfeksiyonlara ve diğer sağlık sorunlarına karşı daha savunmasız hâle gelmesine neden olur.
Bağışıklığınızı güçlü tutmak için şu noktalara dikkat edin…
Sofranızda mevsiminde bol sebze-meyve, tam tahıllar, sağlıklı yağlar ve yeterli protein bulunsun. Fermente gıdalar ve lifli besinler gibi bağırsak mikrobiyotasını destekleyen yiyecekleri düzenli olarak tüketin. Bol su için. Hazır, katkılı, boş kalorili gıdalardan uzak durun.
Günde en az 7-8 saat uyuyun, düzenli egzersiz yapın ve stresinizi azaltmaya çalışın. Özellikle kışın hareketsizlik arttığı için bağışıklık zayıflayabilir. Karanlıkta uyuyun ve uyku öncesi yatak odanızı havalandırın. En azından her gün yürüyüş yapın. Gergin ortamlardan uzaklaşarak, nefes egzersizleriyle (derin nefes alıp vererek) stresinizi hafifletin.
C, D vitaminleri, çinko, selenyum gibi bağışıklık sistemi için kritik mikro besinlerin eksikliğine karşı doktor kontrolünde destek alın.
Çünkü bunlardan herhangi birinin yetersizliği vücudunuzu zararlı mikroorganizmaların saldırısına açık hale getirir.
Temiz hava-su koşulları, kimyasal maruziyetlerin azaltılması gibi önlemler alın. Ellerinizi sık yıkayın, havalandırması zayıf ortamlarda uzun süre kalmayın. Hava kirliliğinin yoğun olduğu durumlarda maske kullanın.
Otoimmün hastalıklar
Bu hastalıklar, bağışıklık sisteminin kendi vücut dokularını yabancı olarak algılayıp onlara saldırması sonucu ortaya çıkar. Bu durum, iltihaplanmaya ve doku hasarına yol açar. Romatoid artrit gibi…
Bu sorun doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilir. HIV/AIDS en bilinen örneklerdendir. HIV virüsü, bağışıklık sisteminin T hücrelerini yok eder ve bu da vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasız kalmasına yol açar.
Alerjiler, bağışıklık sisteminin aslında zararsız olan maddelere (polen, ev tozu akarı, bazı gıdalar gibi) aşırı tepki vermesiyle oluşur. Bu reaksiyonlar, kaşıntı, kızarıklık, nefes darlığı gibi belirtilere yol açabilir.
Vücudun uzun süre mücadele etmek zorunda kaldığı kronik enfeksiyonlar, bağışıklık sistemini yorabilir.
Örneğin Hepatit B ve C gibi virüsler karaciğerde uzun süreli iltihap-lanmaya yol açarak bağışıklık sistemini sürekli bir savaş halinde tutar.
Doğuştan gelen kronik hastalıklar ve enfeksiyon gibi değiştirilemeyen etkenlerin yanında yaşam şekli ve beslenme alışkanlıklarında yapılan hatalar da bağışıklığı zayıflatır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
Bağışıklık sistemi zayıflamasının en yaygın nedeni yetersiz ve dengesiz beslenmedir. Karbonhidrattan zengin beslenme, antikorların yapı taşı olan proteinden düşük beslenme, aşırı kilo ve aşırı zayıflık bağışıklığı baskılayıcı etkenlerdir. Çinko, selenyum eksikliği gibi besin eksiklikleri bağışıklığı olumsuz etkileyebilir. Bağışıklığın güçlü kalabilmesi için uygun beslenme (vitaminler, mineraller, probiyotikler, dengeli makro besin alımı) çok önemlidir.
Bağışıklık sistemi için kritik öneme sahiptir. Bağırsaklarınız sağlıklıysa siz de sağlıklı olursunuz. Bağırsak problemleri (örneğin sık sindirim bozuklukları) bağışıklığın zayıf olduğuna işaret edebilir.
B12 vitamini, folat, bakır gibi kan hücresi üretimi için gerekli vitamin ve minerallerin yetersiz alımı, lökosit üretimini olumsuz etkiler. Ayrıca kemoterapi ve radyoterapi gibi bazı kanser tedavileri ile belirli antibiyotikler de lökosit sayısını azaltabilir.
Lökosit (akyuvar hücre) sayısı ve işlevi bağışıklık sisteminin önemli bir parçasıdır. Lökositler mikroorganizmaları yok etmeye çalışır. Eğer lökosit düzeylerinde anormallik ya da işlev bozukluğu varsa, bu bağışıklığı zayıf çalışmasına yol açar.
Alkol-sigara kullanımı, radyasyon maruziyeti ve sık antibiyotik kullanımı da bağışıklık sistemimizin zayıflamasında rol oynayan başlıca sebepler arasındadır.