Brown, Viva Street adlı sitede sahte bir ilan oluşturdu ve söz konusu kadının çıplak fotoğraflarını yükledi. Hatta daha da ileri giderek kadının eşinin telefon numarasını ekledi. Adam kısa süre içinde yüzlerce rahatsız edici telefon almaya başladı.
Mahkemede ayrıca Brown’ın fotoğrafları kadının eşine gönderdiği ve adamın iş yerinin sayfasına, “Bu firmadan fiyat teklifi istedim, karşılığında eşinin çıplak fotoğrafları geldi” şeklinde bir yorum yazdığı ortaya çıktı.
Yargıç Menary, Brown’ın davranışlarını “kin dolu ve intikamcı” olarak tanımlayarak onu 3 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Hapisten çıktıktan sonra İngiliz basınından The Sun’a konuşan Brown, o dönem yaptıklarının sonuçlarını kestiremediğini itiraf etti: “O kadının yaşadığı korkuyu şimdi anlıyorum. Maksimum zarar vermek istememiştim. ‘Dalga geçiyorum, eğleniyorum’ sanıyordum ama kendimi hapiste buldum.”
Brown, cezasını çekerken günde 23 saat hücrede kaldığını, yalnızca duş almak ve yemek için dışarı çıktığını anlattı. Kararı duyduğu an şoka girdiğini söyleyen genç kadın, cezaevine girişte diğer mahkumların çığlıklarının hala kulağında olduğunu belirtti.
Suçu işlerken alkollü olduğunu söyleyen Brown, “Sarhoştum ama bu yaptığımı mazur göstermez” dedi.
Mahrem fotoğrafları yayılan kadın ise mahkemede yaşadıklarını şöyle anlatmıştı:
“Eşimin yüzündeki panik ifadesini asla unutamıyorum. Fotoğraflarımın herkesle paylaşıldığını bilmek bir kâbustu.”
Brown şu anda şartlı tahliye kapsamında serbest. Ocak ayına kadar alkol tüketimini izleyen bir elektronik kelepçe takmak zorunda ve 2025 Ekim’ine kadar koşullu serbestlikte kalacak. Bu süre içinde yeniden suç işlemesi hâlinde doğrudan cezaevine dönecek.