2000’lerin ortasındaki inşaat patlaması döneminde planlanan havalimanı, 2009’da 1.1 milyar eurodan fazla bir yatırımla hizmete açıldı. Madrid Barajas Havalimanı’ndaki yoğunluğu azaltmak, yılda 10 milyon yolcu ağırlamak, ucuz hava yolu devlerini çekmeyi hedefleyen havalimanı için hayal edilen olmadı.
Havalimanı, Madrid’e yaklaşık 200 km uzaklıkta inşa edildi. Yolcular, daha ucuz biletlere rağmen bu mesafeyi göze almadı. Daha da kötüsü; planlanan hızlı tren bağlantısı da hiçbir zaman inşa edilmedi. Bu tren hattı faal olsaydı yolculuk süresi 1 saatin altına inecekti.
Başlangıçta bazı firmalar uçuş başlatsa da düşük talep nedeniyle hepsi rotayı teker teker iptal etti. Air Berlin, Air Nostrum, Ryanair ve son olarak 2011’de Vueling de sırasıyla çekildi. Bu yüzden havalimanı açıldıktan sadece 3 yıl sonra tek bir düzenli uçuş dahi kalmadı.
Havalimanı işletmecisi 300 milyon euroyu aşan borçla 2012’de iflasını ilan etti. Nisan 2012’de ise tesis tamamen kapatıldı. Açık artırmaya çıkarılan bu dev yatırım için minimum fiyat 100 milyon euro olarak belirlenirken tek girişim Çinli bir yatırım grubunun 10 bin euroluk gülünç teklifi oldu. Bu teklif ise elbette reddedildi.
2018’e gelindiğinde ise havalimanı satışa çıktığı minimum fiyatın yaklaşık yarısına, 56 milyon euroya satıldı. 2019’da yeniden açıldı ancak artık yolcu taşımıyor. Uçak bakım merkezi, depo ve uçak söküm alanı olarak işleniyor. COVID döneminde kullanılmayan uçaklar için park alanı olarak tahsis edilen alan bir daha asla eski işlevine dönmedi.